ARAMA MOTORU NEDİR?

Arama
  • Özkan Göçer
  • |
  • SEO

Arama motoru, internet ortamındaki kullanıcılara, "anahtar kelime" aracılığı ile arama yapma olanağı sunan ve listelenen sonuçlarına göre kullanıcıları, en alakalı kaynağa yönlendirmeyi amaçlayan yapay zeka ürünleridir. Daha basit bir anlatım ile internette aradığınız hemen her şeyi (bilgi, belge, video, resim, müzik, web site vb.) bulabilmenize olanak sağlayan köprülerdir.

Bu makalede, ilk arama motoru olan Archie ve günümüzün en popüler arama motoru olan Google’ı kıyaslayarak, geçmişten günümüze arama motorlarındaki gelişim süreçlerini ve çalışma mantıklarını ele almaya çalışacağım.

Arama motorları nasıl çalışır?

Arama motorları hemen her web sitesini tarayarak hafızaya yani kendi dizinine alarak muhafaza eder. Daha sonra, kullanıcılardan gelen arama kriterlerine (anahtar kelimelere göre) kalite, alaka, hız vb. kriterleri göz önünde bulundurarak daha önceden taramış ve dizinine saklamış olduğu web sitelerini listeler. Bu sayede kullanıcılar, listelenen arama sonuçlarına tıklayarak web site ziyaretlerini gerçekleştirmiş olurlar. Bu olaylar zincirinin gerçekleşmesinde yapay zeka algoritmaları kullanılır.

Peki neye göre en alakalı sonuçlar? Algoritma da neyin nesi?

Arama motorları web sitelerini taradıktan sonra birçok kuralı ele alarak dizinine ekler. Mesela bunlardan biri; Google, kullanıcılara daha hızlı bir web deneyimi yaşatmak, memnuniyet oranını maksimumda tutabilmek adına dizinine eklediği ve kullanıcılara önereceği web sitelerinin çok hızlı olması gerektiğini savunur.

Veya web sitesi içerisinde yer alan yazı karakterlerinin belirli bir standartta olmasını ister vb. bir çok kuraldan bahsetmek mümkün. Bu gibi kurallar zincirinin belirlenmesinde kullanılan yapay zeka ürünlerine verilen genel isme algoritma denilir.

Google'ın kullandığı bilindik ve geniş kapsamlı algoritmalarından bazıları; Panda, Hummingbird, Penguin, Pigeon, RankBrain, Mobile, Pussum, Fred'dir. Her algoritma kendine özgü görevlerle donatılmıştır ve bu amaçla çalışır. Arama sonuçları listelenirken bu kuralları baz alarak listeleme yapar. Algoritmalar, kendilerini kullanıcı deneyimini ele alarak geliştirmektedir.

arama-motoru-nedir

Sonuçları Listeleme:

Arama motorları sorgu esnasında kullanıcılardan gelen anahtar kelimeleri, daha önce tarayarak dizinine aldığı web siteleri ile kıyaslar ve “alakalı ve yararlı” gördüğü sonuçları listeler. Bu işlem çok kısa (Google’da 0,3 - 0,8 saniye) aralığında gerçekleşir.

Arama motorları öğrenerek kendini geliştirebilen yapay zeka modelleri ile yönetilir. Maalesef, algoritmalar hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte sürekli güncellenerek değişebilmektedir.

Örnek: Google arama sonuçlarını listelerken, önceden taramış olduğu web sitelerine ait bilgileri Meta Description’ı temel alarak listelerdi fakat şimdilerde web site içerisinde yer alan herhangi bir yazı kaynağını esas alabiliyor. Bu gibi birçok güncelleme görebilmeniz mümkün.

Bu konu SEO (Search Engine Optimization) Türkçe adı ile Arama Motoru Optimizasyonu olarak ayrı bir hizmet sektörü haline gelmiştir. SEO’nun 220’den fazla kriteri olduğu sanılmaktadır. Algoritma güncellemeleri SEO ile yakından ilgilenenler, SEO uzmanları ve Dijital pazarlama ajansları tarafından sıklıkla takip edilmektedir.

En başa gidelim: Dünya’nın ilk arama motoru olan Archie ile tanışın

Dünya'nın ilk arama motoru macerası, 1990 yılında McGill Üniversitesi öğrencisi Alan Emtage tarafından yazılan Archie ile başlamıştır. Tabii ki çağın o anki durumuna göre asrın buluşu niteliği taşıyan Archie, herkese açık FTP sunucularının dosya listelerini depolayarak kullanıma açık hale getiriyor ve şu anki arama motoru algoritmalarına kıyasla çok farklı bir arama deneyimi sunuyordu.

ilk arama motoru

Bu arama motoru hala çalışıyor (Şuradan göz atabilirsiniz) ve arama özelleştirme kısmı gayet iyi işliyor.

Çağımızın standartlarına göre çok eski bir teknolojiye sahip olsa da, geçmişten geleceğe arama motoru algoritmalarının ne kadar geliştiğinin kanıtı niteliğinde.

1998 sonuna kadar ki dönemlerde farklı arama motorları boy göstermiş (Yahoo!, Altavista, Yet Another Indexer) çok uzun süreli olmasa da özellikle 95-98 yılları arasında popüler olarak saltanatlarını sürdürmüşlerdir.

yahoo yandex aol

1998 ve sonrası: Google’ın doğuşu ve zirveye tırmanışı

Google, 1998 Yılında Stanford Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan iki genç (Sergey Brin ve Larry Page) tarafından kurulmuş bir arama motorudur. Adını, 10 üzeri 100 anlamına gelen “gugol” kelimesinden yola çıkılarak almıştır. Şirket olarak kurulduğu tam tarih ise 4 Eylül 1998’dir.

Kuruluşundan 3 yıl kadar sonra dizinin 1 milyar URL’e ulaşarak Dünya’nın en büyük arama motoru unvanını kazanmıştır. Kazancının %96’lık kısmını başta Adwords olmak üzere reklam gelirleri ile elde etmektedir.

google

İşleyiş süreci ve markalaşması

Şimdilerde internet denildiğinde aklınıza gelen ilk 3 marka hangisidir diye sorsam muhtemelen bunların ilk bir kaçı içerisinde Google yer alırdı. Google, aslında bir arama motoru olmasına rağmen internet ile özdeşleşmiş, markalaşmıştır. En belirgin ve öne çıkan özellikleri arasında kullanıcı odaklı olması ve sürekli kendisini güncelleyerek geliştirmesidir.

Google’ı bu kadar özel yapan şey ne?

Aslında cevabı çok basit. Arama motorları arasında en hızlı sonucu en alakalı şekilde listeleyebilen bir altyapıya sahip. Daha net anlatabilmek için Google’da bir arama gerçekleştirerek sonuçlara birlikte bakalım:

google arama sonucu

Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi 13.680.000.000 alakalı sonucu 1 saniyenin 1/3 yani 0,36 saniyede listeledi. Akıl almaz bir teknoloji...

Google’ı asıl mükemmel yapan ise bu kadar hızlı sonucu bu kadar kısa sürede getiriyor olmasının yanında “en alakalı sonuçları” listelemesi. Gün geçtikçe algoritmasını geliştiren ve kullanıcılara ihtiyaçlarını sunma konusunda neredeyse nokta atışı yapan bir marka haline gelmiştir.

Her ne kadar pasta payının büyük çoğunluğu Google’a ait olsa da Yahoo, Yandex, AOL ve Bing gibi arama motorları da farklı ülkelere göre belirli kullanım oranlarına sahip.

Hatta 2016 da rus menşei olan Yandex ‘in Rusya'daki internet kullanım oranlarına göre Google’ı geçtiği haber konusu olmuştu. Hatta Rusya’da en çok ziyaret edilen web site unvanını almıştır.

Ülkemizde Google açık ara önde…

Ülkemizde ise Google kullanım oranı %90 civarında. Kalan %10’luk kısım diğer arama motorlarına ait. Kabul etmek gerekiyor ki Google, internet kullanıcılarına neredeyse kusursuza yakın imkanlar sunuyor. İşini böyle layıkıyla yapmaya devam ettiği sürece kullanım oranlarının düşeceğini zannetmiyorum.

Arama motoru terimleri: anahtar kelime nedir?

Anahtar kelime, aramak istediğimiz herhangi bir şeyi arama motorlarına yazdığımız kelimelere verilen isimdir.

Örnek:

Diyelim ki gömlek satın almak istiyorsunuz. Bu durumda ilk olarak gömlek modellerini görmek isteyeceksiniz değil mi?

Size uygun renk, beden, tipleme vb. özelliklerini belirleyerek bir arama yapmalısınız. O halde Google'a şunları yazarak arama başlatmalısınız:

“M beden mavi gömlekler” veya “M beden mavi gömlek modelleri”

google da ürün arama

Yukarıdaki resimde arama sonuçlarının listelendiğini görüyoruz. Google’da bu sonuca ulaşmamıza sağlayan “M beden mavi gömlekler” veya “M beden mavi gömlek modelleri” bizim anahtar kelimemiz oluyor. Arayışınıza bağlı olarak anahtar kelime tek başına da kullanılabilirsiniz, kombine edilerek de.

Mesela; "Bisiklet" veya "Bilgisayar" diye de arama gerçekleştirebilirsiniz. Tek kelimeli aramalar genelde ne istediğini tam olarak bilmeyen kullanıcılar tarafından gerçekleştirilir. Örnek: Google'da "Bilgisayar" diye arama başlattınız. Bilgisayar ama nasıl bir bilgisayar? Modeli, türü, rengi, fiyatı, hızı ne? vb. liste uzar gider...

Bu nedenle Google, arama alanını daraltmak ve kullanıcıyı "isteyebileceği alana" yönlendirmek adına arama tamamlama algoritması kullanır. Arama sonuçlarından başarı elde etmek istiyorsanız, ilgili anahtar kelimeleri çoğaltarak arama yapmayı deneyin.

Sonuç olarak:

Arama motorları en kısa özetle, internet ortamda aradıklarımızı bulabilmemize yardımcı olmaya çalışan dizinlerdir. Kişisel fikrim, yüzyılın en büyük interaktif buluşları olduğu yönünde. Özellikle Google için bunu söyleyebilirim.

Google algoritmaları o kadar gelişmiştir ki imla hatalarını saptama, sahte veya kopya içerik oluşumunu engelleme, manipülasyonları saptama ve cezalandırma, hatta zararlı yazılım dökümantasyon vb. içeren web sitelerini filtreleyerek arama sonuçlarından çıkarma gibi yaptırımlarla internet kullanımını çok daha güvenli hale getirmektedir.

Konu İle İlgili Yorum Yapın!